Bir Kafka Biyografisi
4 pages
Published by
ozersayin
Copyright :
All rights reserved
BirKafkaBiyografisi
BİR KAFKA BİYOGRAFİSİ
Ronald Hayman
1.
DÖNÜM NOKTASI: 1912
22 Eylül 1912 akşamı, saat 10’da, 29 yaşındaki Franz Kafka “Das Urteil” (Yargı) adlı hikayesini yazmaya
başladı.
Sabah 6’de hikayeyi...
[More]
BirKafkaBiyografisi
BİR KAFKA BİYOGRAFİSİ
Ronald Hayman
1.
DÖNÜM NOKTASI: 1912
22 Eylül 1912 akşamı, saat 10’da, 29 yaşındaki Franz Kafka “Das Urteil” (Yargı) adlı hikayesini yazmaya
başladı.
Sabah 6’de hikayeyi bitirdiğinde bacakları öylesine uyuşmuştu ki masasının altından zorlukla
çekebildi ayaklarını1
.
Ancak biliyordu yazma yeteneğini daha önce hiç kullanmadığı ölçüde o gece
kullandığını.
“Her şeyin nasıl söylenebileceğini, her şey için, en tuhaf hayaller için bile büyük bir ateşin
hazır olduğunu” keşfetmişti.
“Tüketildiler ve yeniden dirildiler.
”2
Yıkımın yaratma ile aynı şey olması ayırt
edici bir özelliktir.
Kendi yazdıklarını sıklıkla yok etti Kafka, sanki az başarılı olanlar asıl değerli olanları
oksijenden mahrum bırakıp, ölmelerine neden olacakmış gibi.
Yargı’yı yazdığı gece, kalbindeki ağrıya rağmen, hikayenin hız kazanmasıyla kayboldu yorgunluğu.
“Demek ancak böyle mümkün oluyormuş yazmak, ancak hiç durmaksızın yazarak, bu derece bütüncül
beden ve ruh açılımıyla”3
Yazdıklarını başkalarına okuma huyu hiç olmadığı hâlde bu hikayeyi bitirir
bitirmez üç kızkardeşine de okudu4
, ertesi gün de birkaç arkadaşına.
5
İki hafta sonra Max Brod’a okudu
hikayeyi, onun hazırlamakta olduğu yıllık Arkadia’da yayınlanması için.
6
İki ay sonra Kafka, bir otelde
düzenlenen “Prag’lı Yazarlar Akşamı”nda herkesin önünde bir kere daha okudu hikayesini.
7
Şubat ayında, hikaye henüz düzeltme aşamasındayken şunları yazmıştı: “Benden bir çocuğun doğması
gibi çıktı bu hikaye, kir ve salgıya bulanmış hâlde, ve bu çocuğun bedenine ulaşmayı başarabilecek ya
da bunun için hırs gösterecek tek kişi bendim.
”8
Yazarken Freud’u düşünmüştü9
.
O olmasaydı asla kendi
rüyaları üzerine bu derece ilgi göstermezdi.
“Rüyalarından başka bir şeyle ilgilenmez oldu” diye yazmıştı
Brod 1911 günlüğünde.
Hikayenin sonu ters-Ödip olarak tanımlanabilir.
Baba oğlunu boğularak ölmeye
mahkûm eder.
Oğul ise infazı kendi elleriyle gerçekleştirir.
Ama Kafka’nın yazınında yeni olan şey
Freud’un etkisi değildi.
Özgeçmişinin vanasını sonuna kadar açıp kendi yaşamının yazınını etkilemesine
izin vermesiydi yeni olan.
İncelikle ve dolaylı olarak, ama daha bir tamamlanmış, daha bir açıkca, daha
bir cesurca; iriyarı, öküz boyunlu, kabadayı, kendine güvenen, başarılı bir işadamı olan babasından
duyduğu korkuyu anlatmak için artık kurguyu kullanmaya başlamıştı Kafka.
Öyle ki babasının önceden
tahmin edilemeyen feveranları onu hâlen ürkütmekteydi.
36 yaşındayken babasına yazdığı mektup
suçlamalarla doludur.
Her ne kadar suçlamaların büyük bir kısmı kendisine yönelik olsa da! “Şu anki
benim ben olmamın senin yüzünden olduğunu söylemeyeceğim ama yine de bu abartmaya meyilliyim.
”
Bu Kafka’ya özgü, sonundaki kısmi vazgeçmişlikle kendi kendisini iptal eden bir cümledir.
Sefaletinin
temel kaynağı çocuklarını herkesin önünde azarlayan, kaba, hatta zorba babasının neden olduğu içinde
biriken suçluluk duygusuydu.
Hesap soruluyormuş düşüncesiyle büyürken bir yandan da banyoda
toplanıp, kendilerini savunmak için plânlar yapıyorlardı.
“Sana karşı bir komplo planlamak için
toplanmadık.
Birlikte oturduk çünkü tüm enerjimizi toplayıp, şakalaşarak ve ciddiyetle, severek, meydan
okuyarak, kızgınlık duyarak, tiksintiyle ve suçluluk duyan ruhumuzla, tüm zihinsel ve duygusal
gücümüzle, bu ürkünç mahkemeyi tartışmak istiyoruz.
Ama gel gör ki sen bu mahkemenin de yargıcının
kendin olduğunu iddia ediyorsun.
”10
Kafka’nın babasının sevgisini kazanamamasından doğan
başarısızlık duygusu onun bunalımlara sürüklenmesinde büyük bir rol oynadı.
Bunun yanında Kafka
babasının ne kadar akılsız birisi olduğunu, onun kendisini yargılama konusunda ne derece yetersiz birisi
olabileceğini hayatı boyunca kavrayamadı.
Bir çocuk olarak Kafka’nın en büyük kızkardeşi Elli en az onun kadar utangaç ve suçluluk duygusu
içindeydi.
“Ona zorlukla bakabiliyordum.
.
.
çok güçlü bir şekilde bana kendimi hatırlatıyordu.
” Ama Elli
erken yaşta evlenerek özgürlüğüne kavuşmuştu.
Kafka’nın hayatında, tıpkı yapıtlarında olduğu gibi,
evlenememek önemli bir yer tutuyor.
“Evlenmek, bir aile oluşturmak, zamanla gelen çocukları
kabullenmek, bir yandan onları ufak ufak yönlendirirken, bir yandan da bu belirsiz dünyada onlara
destek olmak, işte bütün bunların bir insanın hayatta sahip olabileceği en üst düzey başarı olabileceğine
ikna oldum.
” 11
Yargı’daki bazı sahneler Kafka’nın yaşamı gözardı edildiğinde pek bir anlam
içermemektedir.
Bunlardan birinde Freida, nişanlısı olan Georg’a şöyle der: “Eğer tüm arkadaşların
Rusya’da münzevi hayatı yaşayan o adsız bekar arkadaşın gibiyse benimle nişanlanmaya hakkın yok.
”
Görünüşte Freida erkekleri iki ana sınıfa ayırmaktadır.
Tasdiklenmiş münzeviler ve evlenmeye
kabiliyetleri olanlar.
Bu arkadaş tasdiklenmiş bir münzevidir.
Georg eğer bu adamı düğünlerine davet
[Less]
Insert a miniCalaméo on your website or your blog